23 Kasım 2013 Cumartesi

İstanbul'da Turist Muamelesi Görmek!

Üniversitede 4 güzel yılımı geçirdiğim güzel İstanbul, beni her gelişimde şaşırtmaya devam ediyor. Bu sefer kendimi kendi ülkemde resmen "yabancı" gibi hissettim. Fakat sandığınız gibi İstanbul'un kalabalıklaşması, her yerden her türlü insanın fışkırması yüzünden değil. Beni ve eşimi gerçekten yabancı zannetmeleri yüzünden!

Sultanahmet'te peşimizden koşturarak halı satmaya çalışan ve "Hello lady, hello mister" diye haykıran yağız delikanlıya eşim "Selamın aleyküm koçum!" deyince yüzündeki ifadeyi görmeliydiniz! Abartmıyorum, İstiklal'de yürürken, Kapalı Çarşı'da bir dükkandan içeri girdiğimizde, herkes bizi turist sandı. Hayır sarışın filan da değiliz, sokakta yürüyen tek uzun boylu çift de değiliz. İlk başlarda komik geldi ama sonra yadırgamaya, hatta bozulmaya, alınmaya başladık. Bir de Türkçe cevap verince karşınızdaki insan yıkılıyor resmen! O kadar kendini hazırlamış, cümlesini ezberlemiş... "Biz Türküz" deyince bütün hevesi kaçıyor adamcağızın, resmen içinden "Tüh be!" dediğini görüyorsunuz:)

İşin şakası bir yana, esnafın dediğine göre Gezi olayları yüzünden bu sene yazın gelemeyen turistler şimdi akın etmişler. Adamlar da turistlere nasıl hizmet edeceklerini şaşırmışlar. Biz de bu hengamede arada kaynadık sanırım:) Ancak bu sayede Türkiye'de turist olmanın ne kadar zor olduğunu anlamış oldum. İnsan şöyle bir rahat rahat gezmesi zor. Sürekli peşinizde bir şeyler satmaya çalışan birileri var. Ezberledikleri kalıplar dışında düzgün İngilizce konuşana ise az rastlanıyor... Hatta rehberlerin bile aksanı kulak tırmalayan cinsten. Anlatan kendini parçalayarak bir şeyler anlatıyor, karşıdakinin ise ne anladığı tartışılır. Galiba en iyisi müze ve saraylarda dağıtılan ve eserler hakkında bilgi verilen sistemleri kullanmak... Ben gerçekten turist olsam öyle yapardım:)